Embed

BİLGİ PAYLAŞIM VAKFI

                                                              

             Bilgi toplumlarından bahsedilen bu asırda, biz bu toplumun neresindeyiz?  Bulanık zihinlerin, içi boşaltılmış kavramların, tam olarak ne olduğunu bilmediği fikirler ve düşünce sistemleri için en acımasız kavgalara giren bedenlerin git gide arttığı bir zaman diliminde yaşamamızın yanı sıra daha fazla sorgulayan, araştıran, güvenilir bilgiye ulaşmaya çalışan insanların arttığı, merakın doruk seviyeye çıktığı bir zaman diliminde de yaşıyoruz. Bu bulanıklık ve bilgi kirliliğinden kurtulup, aynı zamanda da merakın giderilebilmesi için insanlar neye muhtaç diye düşünüldüğündeyse, onlara hangi fikrin nerede, neden ve nasıl doğduğunu, hangi kavramın neyi ifade ve temsil ettiğini, kaynağından profesyonelce öğrenmesini sağlayan, kişiyi ihtiyaç duyduğu bilgiye veya bilgi kaynağına eriştiren bir ‘Bilgi Paylaşım Vakfı’ nın varlığına ihtiyaç olduğu görülmektedir.      

      Evet, öyle bir vakıf olmalı ki insanların ve kuruluşların, fikirleri, düşünce sistemlerini, tarihi ve daha birçok alanı tanımasına yardımcı olabilen ve bilimsel gerçeklere, keşfedilmiş bilgilere ulaşmasına araç olan, kişinin merak ettiği konuyla ilgili ona gerçek bilgiyi kim verebilir, bunu tespit edip kişinin bu bilgiye ulaşmasını sağlayan bir vakıf. Bir vakıf hayal edin ki; kendi alanıyla ilgili kanıtlanabilir, reel bilgiyi vakıf aracılığıyla ve gönüllülük esasıyla sunmayı kabul etmiş olan akademisyenleri, hatta vakfın kurulduğu ülke sınırlarını bile aşıp kendi dallarında insanlara istediği doğru bilgiyi verebilecek akademisyenleri, bilim adamlarını, din adamlarını, kuruluşları, dernekleri, sivil toplum örgütlerini daha doğrusu bunların sahip olduğu bilgileri ortak bir havuz olan kendinde bir araya getirebilen bir vakıf. Düşünceleri, benimsedikleri ilkeleri, yaşayışları birbirinden farklı ya da aynı olan bunca yapının, insanın  aynı vakfa hizmet etmelerini sağlamak mümkün değil diye düşünmeyin. Çünkü, vakfın temelini oluşturan bu yapılardan vakıf ortak hayat tarzında tek bir paydada birleşmelerini değil, bilgilerini vakıf aracılığıyla insanlara sunmalarını isteyecektir. Bu yüzden vakfın yararlandığı bu payda ne kadar kozmopolit ve farklı olursa o kadar iyi ve verimli olur. Vakfın rolü kütüphanede aradığımız kitabın hangi rafta olduğunu gösteren kütüphane görevlisi gibi olacak denilebilir. Ya da  günümüz ifadesiyle, sanal dünyada bize yardımcı olan arama motorlarının günlük yaşantımızda vakıflaşmış hali de diyebiliriz. Vakfın amacı, insanların sahip olmak istedikleri ulaşılabilir bilgiye doğru, yeterli ve hızlı bir şekilde ulaşmalarını sağlamaktır. Vakfın işleviyse, vakıftan yardım talep eden insanlara bu kozmopolit ve farklı alanlardan meydana gelmiş yapılar arasında vakfın kuracağı iletişim merkezleri sayesinde, vakıftan bilgiye erişmeyi talep eden kişi ya da kuruluşun sorusunu, kişiye bu bilgiyi verebilecek olan akademisyene, kuruma, siyasetçiye yani bilgi kaynağına iletmek ve onlardan aldığı cevabı da, bu cevabı vakıftan talep eden insana, kuruluşa ulaştırmaktır. Vakfın iletişim merkezinin iletişim yöntemi, internet ve telefona dayalı olmalı ( iletişim sektörlerindeki çağrı merkezleri gibi düşünülebilir.) Hatta mümkün olduğunca bilgiyi talep edenle, bilgisini sunacak olanı karşılıklı rızaya bağlı olarak yüz yüze görüştürmek veya yazışmalarını sağlamaya yönelik olmalı. Eğer bunlar mümkün değilse bilgiyi vakıf kendisi alıp, talep edene ulaştırmalıdır. Böylelikle alanında uzman kişiler kendi alanlarıyla ilgili cevapları bu vakıf aracılığıyla, bu bilgiye muhtaç olan kişilere iletip doğru kaynaktan, doğru ve hızlı bir şekilde bilgilenmelerini sağlamış olacaktır. Örneğin; Türkiye’deki bir fizik akademisyeni bugüne kadar yapılan en büyük deney olan, İsviçre’deki CERN araştırma merkezinde yapılan evrenin oluşumuyla ilgili deney hakkında merak ettiği bilgiyi bu vakıf aracılığıyla CERN’ deki bilim komitesine iletip, yine vakıf aracılığıyla istediği ve erişilebilir bilgiye daha kolay ve bürokratik engellerle ilgilenmek zorunda kalmadan ulaşabilir. Ya da ekonomi bölümünde okuyan bir öğrenci, cevabının tam olarak hangi kurumda olduğunu bilmediği bir sorusunu vakıf aracılığıyla doğru yere iletebilir ve doğru bilgilendirmeyi alabilir. Yine Türkiye’den bir akademisyen NASA’nın Mars ile ilgili araştırmalarından sahip olmak istediği ulaşılabilir bilgiye bu vakıf aracılığıyla daha hızlı erişebilir.Vakıf geliştikçe dünyadaki bütün resmi kanallara da erişebilecektir. Daha basit olarak bunu şöyle ifade edebiliriz; Türkiye'deki esnaf, ticaret odaları, meslek odalarıyla olduğu gibi tüm dünyada da bu tür birliklerden dahi bilgi alabilir konuma gelecektir.Yani dünyada rastgele seçilen herhangi 3 şehirdeki terzi sayısını bile bilgiyi isteyene bularak, iletebilecektir, Vakıf  edindiği bütün bilgileri arşivleyerek, zaman içerisinde kendine ait modern ve taze bilgilerle donatılmış bir kütüphanede elde edebilecektir.

            Bilgi toplumlarından bahsedilen çağımızda, günümüz insanı iç ve dış dünyasında hemen her şeyi sorgular hale geldiği için böyle bir ‘Bilgi Paylaşım Vakfı’ deyim yerindeyse ilaç gibi gelecektir. Bu vakfın kurmuş olduğu koordinasyon sayesinde insanlar istediği an, istediği konuda, alanında uzman kişi ve yerlerden doğru ve bilimsel cevap alabilecek konumda olmanın rahatlığına ulaşacak ve hızlı bilgilenmelerinin yanı sıra bilgi dağarcıklarının da sağlam temeller üzerine kurulması sağlanacaktır. Dilediği  bilgiye, doğru kaynaklardan ulaşabilmesini sağlayan bu vakıf sayesinde, toplumumuz tarihindeki vakıfsal üstünlüğünde çağına uygun bir adım atarak bir kez daha öne geçmiş olacak ve bilgi toplumu olma yolunda önemli bir adımı atacaktır.

 

                                                                                              

                                                                                            Burak Uyanık

                                                                                

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !